25 Şubat 2011 Cuma

Dünya'da doğum izni!

Resim yazısı ekle
Türkiye'de doğum izni ücretli olarak 16 hafta + 6 ay (ücretsiz). Tataristan'da (Rusya Federasyonu) çok yüksek olmayan bir gelir ile 1,5 yıl + 1,5 yıl (ücretsiz). Yani, çocuğunuz 3 yaşına gelene kadar işyerinizi kaybetmeden izin alabiliyorsunuz. Sözkonusu ülkeleri karşılaştırdığımda, Türkiye uygulaması bana çok insancıl gelmiyordu. 

Hep merak ediyordum, diğer ülkelerde bu durum nasıl diye. Geçen Amerika'da oturan arkadaşlarımdan biri doğum yaptı ve doğum izninin sadece 2 hafta olduğunu söyledi. Ne kadar kötü bir uygulama. Daha sonra, Avrupadaki uygulamaların da Türkiye uygulamasına yakın olduğunu öğrendim. Bugünlerde, İnsan Hakları Komisyonu, konu ile ilgili rapor hazırlamış ve ABD'yi   insan hakları ihlali ile suçlamış. Aferin ona! Ayrıca, ülkelerin doğum ve sonrası izin hakları ile ilgili karşılaştırmalı tablo yapmış. Gerçe tabloda Türkiye için 6 aylık ücretsiz izni belirtmemiş, ama aşağı yukarı tablo doğru. Tabloya baktığınızda bu konuda en şanslı ülkeler eski Soviyet Bloğu ülkeleri ve oralara yakın Slovenya, Çek Cumhuriyeti gibi ülkeler. Oralarda anneler ve bebekler biraz daha şanslı. Türkiye ise Avrupa ile hemen hemen yakın. Tabi, Avrupa bir de yarı zamanlı çalışabiliyorsun. Türkiye'de bu zor. Şahsen ben hem ücretli hem ücretsiz izin alarak toplam 9 ay bebeğime baktım. Ama, işe başlayınca yine çok zorlandım. Yok hastalınıyor, yok bakıcı sorunu. Sürekli de izin alamıyorsun. Tüm anneler kolay gelsin!  Özellikle Amerikadakilere! 

24 Şubat 2011 Perşembe

Bebek uyutuyorum!

Şu anda blog yazarken bebek babasının elinde. Yaşasın bloglama!

Uyku - zor konu!


"Çocuk başka odada, anne babadan ayrı uyumalı" gibi laflar eden psikologları 1 gece bebekle geçirmeye davet ediyorum. Bak nasıl değişecek fikirleri...!

23 Şubat 2011 Çarşamba

Anne Kuaförde!

Kendinizi kuaföre gittiğinizde nasıl hissedersiniz?

Normalde mutlu hissetmemiz gereken bir mekan. Amaaa… Yok mu şu sorular?

- Saçınızı ne zaman en son kestirdiniz?

- Mmmmm saçınızın kesim zamanı gelmiş....

- Kim kesti saçınızı? Düzgün kesmemiş...

- Röfle zamanınız gelmiş.... Röfle yapalım size...

-Saçınızı ne ile yıkıyorsunuz? Saçınız yağlı. X şampuanı çok iyi....

Dün gittiğim kuaförde son teklife

- Standart “Pantene” ile yıkıyorum. Bir sürü pahalı şampuan dendim hiç farkı görmedim ! :)


Yahuuu ben kendi saçımı ne zaman kesmeme gerektiğine karar veremeyecek kapasitede miyim?

Sana soran oldu mu?

Ayrıca, size "cüzdan" muamelesi yapılması tüm hazzı alıp götürüyor bazen!

Not: Foto kaynağı: http://3.bp.blogspot.com/_zI1CakTXoxQ/ScS4jYF7UuI/AAAAAAAAGs0/pFteCWgSXZg/s1600-h/mom+as+a+hairdresser.jpg

19 Şubat 2011 Cumartesi

Kundaklama


Bebek – gizemdir! Onun ağlamaması ve huzurlu olması için gece gündüz çalışırız! Ben bir bebek büyüttüm ve şuanda ikincisini büyütüyorum. Annem 3 çocuk büyüttü. Ben her zaman bebek çok küçükken bebeğimi gece uykuya yatırmak için sıkıca sarıyordum. Gündüzleri ise ellerini açıyordum. Şu anda 3 yaşında olan oğlum, 11 aylıkken kaşık ve çatalla yemek yiyordu. Olağanüstü bir şey olarak anlatmıyorum. Sadece kundaklamamın bebeğimin gelişimini etkilemediğini düşünüyorum. Buarada -  kundaklama süper bir şey! haydi kundaklayalım! da demiyorum. Sadece, kundaklamanın yansıtıldığı kadar kötü bir şey olmadığını hatta zaman zaman başvurabileceğimiz çare olarak gördüğümü belirtmek isterim. Özet olarak kundaklama hakkında gözlemlerim:
1 - Hele hele yeni doğan bebeği kundakladığınız zaman gerçekten kendisini güvende hissettiğini gördüm.
2- Uyurken kendi elleri ile kendisini uyandıramıyor.
3- Özellikle bebek çok ağlıyorsa mutlaka bir sıkıca sarıp sakinleştirmeyi denemenizi tavsiye ediyorum. Gerçekten işe yaradağını gördüm.
4-Eski Soviyetlerde doğumhanede bebekler hala kundaklanıyor
5-Yandaki resim ise kundaklama sanatı ile ilgili yazılmış kitaba ait. http://www.amazon.com/Baby-Gami-Beginners-Andrea-Cornell-Sarvady/dp/0811847640
Ne zamana kadar bebeği sarmamız gerektiğini ise bebek kendisi beden dili anlatır. Yeter ki ona güvenelim! Biraz sofistike oldu… J Ama gerçekten buna inanıyorum!


18 Şubat 2011 Cuma

0-3 ay bebeğim ile her gün yaptıklarım burada... Daha neler yapabilirim?


Sizinle şu anda 2 aylık olan bebeğim ile her gün neler yaptığımı paylaşmak istiyorum.
- Yatmadan önce banyo yaptırmak. (Banyo yaptırmaya göbek bağı düşünce başladık) Banyo yapmak - hem bebeği sakinleştiriyor, hem ona artık gece geldiğini ve uyuması gerektiğini hatırlatıryor hem de bebeğin kas ve sinir sistemi gelişimi için yardımcı oluyor.
- Zaman zaman karnının üstüne yatırmak. Bu bebeğin kaslarını geliştiriyor. Ayrıca, biriken gazlar varsa yardımcı oluyor!
- Dışarıya çıkmak, temiz oksijen almak. Anne için de yürüyüş yapmak çok iyi!
- Uyurken çok kısık sesle hoş müzik dinletmek. Bu bebeğin kulağını çok geliştiriyormuş. Müzikolog ve müzik terapisi ile uğraşan aile dostumuz tavsiye etti. Oğluma bunu yapmıştım. Şu anda müzik öğretmeni kulağı çok iyi diyor. Ama kzımı çok dinletemiyorum.
-Kızımla güzel müzik dinleyerek dans ediyoruz. Hem ritim duygusu hem kulağı gelişiyor, hem de anne biraz hareketlenmiş oluyor!
- Masaj yapmak. Annenin bebeğe bağlanmasında onun teni ile birebir temas kurmasında çok yardımcı oluyor. Bebeğin gelişimi için çok önemli! Bunu mutlaka yapın bebeğinizin hoşuna gidebecektir. Youtube'da http://www.youtube.com/watch?v=kIHNzOQynmQ yararlanabilirsiniz. Kendinize güvenin ve keyif alın!Verdiğim videoda yok ama bebeğin elinin üstünü biraz masaj yaparsanız, avuçlarını açar. Bu refleks de resim yapma, dil gelişimi ve kasların gelişimi için çok iyi!
-Çıngırak ile oynamak. Çıngırak sesini çıkartarak ileri geri hareket ettirerek göstermek. Göz koordinasyonu için çok iyi. Oğluma bazen bu görevi veriyorum. Sonuç- iki çocuk da mutlu!
-Ona etrafta olan biteni anlatmak. Dil gelişimi için çok iyi!

Bebeğin gelişimi için daha neler yapabiliriz? Sizden öneriler?





Hamileyken toplu taşımada yaşadıklarım _1


Türkiye'de bebekler çok seviliyor ama...Ya Hamileler...
Sabah saat 08.00 civarı. Durak çok kalablık değil. İlk gelen ve Zincirlikyu’ya giden metrobüs’e bindim. Orta kapıdan binmiştim. Durduğum yerde, önümde iki genç adam 30 - 35 yaşlarında oturuyordu. Pencere kınarında oturan Turkcell tişörtü giyinmiş gayet dinamik, muhtemelen pazarlamacı/ satış temsilcisi olarak çalışıyordu. Kulağına kulaklık takmış ve pencereyi seyrediyordu. Beni ya görmüordu, yada görmemezlikten geliyordu. Yanındaki yani tam benim yanımda oturan ise biraz daha yaşlı ama yine orta yaş grubuna giren bir adamdı. Önce, ayakta giderim sorun olmaz, zaten maximum 20 dakika süren bir yolcukuluk, diye düşünüyordum, ama gittikçe bebğin aşağıya indiğini ve zorlanmaya başladığımı hissettim. Bebeğime bundan dolayı kötü bir şey gelirse benim sorumluluğum diye düşündüm. Bu yüzden oturmam gerekiyordu. Metrbüste baya insan vardı, ama karnım burnumda olmasına rağmen kimse yer vermeyi yada birilerini uyarmıyordu. Mecburen ortalığa
-Yer verebilir misiniz? Dedim.
Penecere kenarında oturan genç adam
- Bana mı söylüyorsunuz dedi?
- Ben kim yer verirse ona söylüyorum dedi. Adam karnıma baktı J
- Buyrun. Pardon ben görmemiştim - dedi.
Ben de son 10 dk. Oturarak seyahat ettim.

Kaynak: resim http://www.iclipart.com/search.php?x=97&y=9&keys=263819&andor=AND&cat=All&tl=clipart&id=111_10_3_17 alındı

Veeee başlıyoruz!!!

- Merak ediyorum! 1 günde kaç tane blog yazılmaya başlıyor?

- Ne umutlar ile başlıyor?

- Her birinin ömrü ne kadar sürüyor?

- Ben de çok çok ama çok yazmak ve okunmak istyorum!

- Bugün yazmaya başlıyorum! Ömrüm ne kadar olur acaba? Hepimiz göreceğiz!

Anahtar Kelime - "Sabır" !


Dört çocuk sahibi bir arkadaşım var! Ona sordum.

- Çocuklara nasıl daha iyi davranabilirim? Nasıl daha iyi anne olabilirim! Ne tavsiye edersin? - diye sordum.
- Sabır! - dedi
İki çocuk annesiyim ve bence artık "sabır" manasının dibine vurdum! :) gerçekten!

Bazen büyük oğlum tüm sınırları zorladığında Göksel'in ünlü "Sabır" şarkısını söylüyorum! Vee işe yarıyor! Bu kadar basit!




Sabır!

Canımdan bezdim öyle öyle beterim
Oyuncak oldum ellerindeyim
Kölemiyim ben ay
Gel deyince geleyim
Sıkılınca gideyim
Yazık bana vay
Kime şikayet edeyim
Başından ne bileyim
Sabır sabır ya sabır
Sabır sabır ya sabır
Belki de akıllanır
ah Belkide akıllanır