9 Şubat 2014 Pazar

Cihangir Yoga 'KEYFİ'

Cihangir Yoga'ya katılan 40 kişiden herhangi biri, odada 10 dakika içerisinde yayılan ter kokusu ve seans boyunca sürekli elinin yada ayağının başka birinin uzvuna değmesine rağmen, hakikaten 'haz' alıyor ve 'kökleniyorsa' bu insan kendini aşmış der ve ayakta alkışlarım!
Benim zihnimde Cihangir + Yoga kelime birleşenleri bohem  ortamda rahatlama, kendine gelme ve aşma olarak algılanıyor.
Ancak, yurtdışından gelip de Cihangir Yoga'ya katılan bir arkadaşım diyor ki: Ortam kesinlikle hijyenik değil. Duş kabinleri yok. Çok kalabalık. Seans boyunca elin yada ayağın mutlaka başkasının eline yada ayağına değiyor. Pencereler buharlanıp akmaya  başlıyor. Aynı zamanda odadakı ışık seviyesi düşürülüyor. Bu ortamda Yoga Hocasının 'köklenelim' hedefine ulşaşmak ne mümkün.  Bununla birlikte ayakkabılar seans odasına girmeden önce değil, ofis girişinde çıkarılıyor.  Arkadaşım seans boyunca kendisi fenalık geçirmek üzere olduğunu, kendini dışarı zor attığını ve o gece çok kötü uyuduğunu belirtiyor.
Benim merakım devam ediyor. Bu 40 kişinin mutlaka bir bildiğini mi var yoksa bu da gerçekten bir sosyal sürüklenmenin bir parçası mı?