28 Eylül 2011 Çarşamba

Masal gibi düğünler...Artık hayatın parçası boşanmalar ve ölümler....



Gece ….Boğaz…. Mozartın besteleri eşliğinde düğün daveti için süslenmiş masalar,  ikramlar ve bir birinden şık giyinmiş bay ve bayanlar..
Kart postallardan çıkma bir gelin ve yakışıklı bir damat
Türkiyede bilinen tanınan saygın nikah şahitleri…
Güzel içkiler ve ikramlar…


Ardından çok şık bir restaurant, inanılmaz lezzette akşam yemeği ve  dünyanın dört bir yanından gelen her birinin birbirinden ilginç hayat hikayesi olan misafirler.. Londra, Helsinki New York vs…
Çılgın müzik ve çılgın  dans, Twist….
Çikolatası, fıstıkları lezzeti tarif edilemeyen pasta..
Düğün sonrası çift Milano'ya gidecek ve ardından akıllarına gelen yere giderek devam edecekler...
Yakın zamanda kız çocuklarının masallarda dinleyerek büyüdüğü ve hayal ettiği düğüne gittim ve inanılmaz keyif aldım. Yeni çifte düğün gecesi gibi güzel, neşeli ve yakınlarının yanında olduğu hayat dilerim!  
Bu kadar güzel bir düğüne davetliydim ve gittiğim için çok mutluyum! İyi ki gitmişim dedi. Aslında gidip gitmemekte tereddütlüydüm, çünkü henüz 9 aylık bebeğimi evde bırakmak pek istemiyordum. Yine de ağlar mı ağlamaz mı endişelerine rağmen iyi ki gitmişim dedim! Kızım da çok iyi durmuş, ağlamamış.

Bu kadar güzel düğünler ile başlıyor her şey, ama bu sene iki arkadaşım evliliğine son verdi, yani boşandılar. Bir arkadaşımın daha evliliğinin sallanma geçirdiğini öğrendim. Bu haberler özellikle ailede çocuklar da varsa üzücü oluyor. Çocuklar annesi ve babası anlaşamadığı için, çocuk doğduğunda nerdeyse herkes tarafından “Allah analı babalı büyütsün” mutluluğuna erişemiyor. Artık boşanmalar olağan karşılanıyor ve hayatın bir parçası olarak görülüyor.  Ben ise hala geleneksel görüşte olanlardanım. Çiftlerin çocuk sahibi olmaya karar verdiklerinde artık daha fazla sorumluluk alarak ilişkilerine bakmaları, daha özverili gerektiğini temenni ediyorum!
Yine bu sene başka iki üzücü haber aldım.  Biri ben yaşlarında uzaktan akrabam kanserden hayatını kaybetti. Eşi tek başına kaldı. Akrabam, annesinin elinde son nefesini verdi! Hiçbir annenin bu acıyı yaşamamasını dilerim!
Beni sarsan başka bir haber ise  bir zamanlar sınıf arkadaşım olan, Venera'nın doğum sonrası hayatını kaybetmesi oldu. Bebek ikinci gününde annesine veda etti ve bebeği babası ve halası büyüteceklerini öğrendim!
Bunları yaşadıkça her sabah kalktığımızda eşimiz, ailemiz çocuklarımız yanımızda ve sağlıklıysa; o günü mutlu ve dünyanın en güzel düğününde çılgınca dans etmekten alacağımız haz gibi yaşayıp hayatın tadını çıkarmalıyız diye düşünüyorum!